2014 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne giren Bergama, tarihi boyunca işgallere ve yıkımlara maruz kalmasına rağmen, stratejik bir noktada yer alması nedeniyle sürekli iskân edilmiştir. Kent, antik dönemde Pergamon olan adını “kale” veya “müstahkem mevkii” anlamına gelen “perg/berg” kelimesinden almıştır.
Fotoğraf: Official Turkish Museums
Bir tepe yerleşimi olan Pergamon’un şehircilik anlayışı, büyük ölçüde topografik zorunluluktan kaynaklanan bir kent düzeninin form ve planlama bakımından eşsiz bir örneğini oluşturmaktadır.
Fotoğraf: Official Turkish Museums
Pergamon’da doğal bir düzlüğün olmaması, yerleşimin en erken evresinden itibaren arazi teraslaması yapılmak suretiyle yer kazanılmasını gerekli kılmıştır. Azalan inşaat alanları ve yıllar içerisinde artan ihtiyaçlar, eski terasların yeni teraslar içerisinde eritilmesine sebep olmuştur. Bu nedenle, şehrin en erken tarihi hakkında yeterli bilgiye ulaşılamamaktadır.
Fotoğraf: Official Turkish Museums
Kalede tespit edilen en eski yerleşim yerleri MÖ 7-6. yüzyıllara tarihlenmektedir. Kent, başından beri iki ana kısımdan oluşan bir yapılar bütünü idi. Bunlar dağın en tepesinde yer alan ve kendi surları olan kale ile güneyde daha yumuşak ve meyilli yamaçta yer alan sur duvarı ile çevrili bir aşağı kentti. Konut alanları ise gerek büyüklük gerekse yayılma açısından siyasal ve ekonomik koşullara göre zamanla birçok değişikliğe uğramıştır.
Fotoğraf: Official Turkish Museums
Pergamon’un kent surları, en geniş dönemine II. Eumenes zamanında ulaşmıştır. II. Eumenes döneminin en önemli yapıları arasında, Galatların mağlup edilmesi anısına inşa edilen Zeus Sunağı, Athena Tapınağı’nın propylonu ve onu çevreleyen stoaları, 200.000 kitap rulosunun muhafaza edildiği ünlü kütüphane, büyük saray ve kent surları yer alır. Bu gelişme dönemi sırasında daha önce inşa edilmiş olan Athena Tapınağı ile on bin seyirci kapasiteli antik çağın en dik tiyatrosu korunmuş, kent bu çekirdeğin üç bir tarafında yelpaze biçiminde açılan bir plan düzeni içerisinde gelişmiştir.
Fotoğraf: Official Turkish Museums
Yukarı şehir daha çok kral aileleri ile ileri gelenlerin, aydınların ve komutanların ikamet ettiği bir merkez idi. Bu nedenle burasının resmi bir karakteri vardır. Mimari detayları ile dikkat çeken ve Bergama’nın en görkemli tapınaklarından olan Trajan Tapınağı da burada yer alır. Kentin orta kesiminde ise kuzeyden güneye doğru Hera ve Demeter kutsal alanları, Asklepios Tapınağı, gymnasionlar ve kent çeşmesi yer almıştır. Bu yönü ile orta kent, yönetim ile doğrudan ilgili olmayan yapılar ile halkın rahatlıkla girip çıktığı toplantı yerlerinden oluşmuştur.
Fotoğraf: Official Turkish Museums
Aşağı kentte ise aşağı agora, orta ve yukarı şehre çıkan ana yolun iki yanında sınırlanan çok sayıda dükkân, birinin avlusunda halen kazı evi olarak kullanılan, diğeri Attalos Evi olarak adlandırılan peristylli evler yer alır. Yukarı şehirdeki agora, konumu ve işlevi bakımından hem çok yüksekte yer almış hem de sadece devlet işlerine ayrılmıştır. II. Eumenes yönetiminin ilk yıllarında inşa edilmiş olan aşağı agora bu nedenle, kentin ticaret merkezi konumunda olmuştur.
Kenti bir baştan bir başa kat eden geniş ve düzgün rampalı yol, aşağı şehirde Eumenes kapısında başlar, birkaç zikzak ve orta kent yerleşim bölgesinde büyük bir kavis yaparak kent dağının güney yamacından yukarı şehre ulaşır. MS 2. yüzyılda İmparator Traianus ve Hadrianus yönetiminde Pergamon parlak bir dönem yaşamıştır. Kent artık sur duvarlarının dışına taşıp ızgara planlı bir yapılaşma ile ovaya kadar yayılmıştır. Genişlemenin en önemli yapısı Kızılavlu (Serapis) Tapınağı’dır. Roma kentine Roma tiyatrosu, amfi tiyatro ve stadion da dahil edilmiştir.
Kaynak: İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü