­

                                                    DERVİŞ* 

 

Evveli bir varmış bir yokmuş bir derviş ile bir kocakarı varmış. Derviş her gün 

kocakarının evine gelir: “Koca nine! Herkes eder, kendi kendine eder, yine kendi kendine 
eder” der dururmuş. Kocakarı bu dervişten bıkmış usanmış. “Usandım şu dervişten! Bir 
kurtulsam!.” dermiş. Günlerden bir gün bir katmer yapmış. İçine ağu koymuş: “Şunu şu 
derviş müsveddesine yedireyim de görsün böyle tak tak ötmesini.” demiş. 

O gün derviş yine gelmiş: “Ben geldim koca nine. Herkes eder kendine eder, yine kendine 
eder.” demiş. Kocakarı ağulu katmeri dervişe vermiş. Derviş yine: “Koca nine herkes eder, 
kendine eder, yine kendine eder.” demiş ve çıkıp gitmiş. Gide gide bir yere varmış. Orası 
askerlerin geldiği yer imiş. Oysaki kocakarının askerde bir oğlu varmış. Tezkere ile 
geliyormuş. O kadar acıkmış ki, açlığından karnı zil çalıyormuş. Karşısına eli çıkınlı gelen 
dervişe: “Ne olur derviş amca?” çok açım, elindeki ekmeği ver.” diye yalvarmış. Derviş de 
ağulu katmeri vermiş. 

Oğlan ekmeği yedikten sonra vücuduna bir fenalık gelmiş. Kendisini eve zor atmış. Eve 
gelince “sırı dikme” gitmiş. Anası “Ne oldu oğlum, sana ne oldu?” diye dövünmeye başlamış. 
Oğlan: “Çok acıkmıştım. Karşıma bir derviş geldi. Elindeki katmeri istedim. O da verdi. 
Katmeri yedim. Oysaki katmer zehirli imiş. Ölüyorum.” cevabını vermiş Anası: “Ah benim 
yavrucuğum! O katmeri ben yaptıydım, dervişi zehirleyem diye. Şimdi ne oldu” diye 
çırpınmaya başlamış. Oğlan ölmüş. Kocakarı dizlerini dövmeye, saçını başını yolmaya 
başlamış. Fakat elden ne gelir? Olan olmuş bir kere Dervişin dediği doğru değil mi imiş? 
Derviş ona: “Koca nine!” Herkes eder, kendine eder, yine kendine eder.” Dememiş mi? Koca 
nine kendi kendine etmiş. Ebu cehil kazdığı kuyuya kendi düşer derler. Koca nine de kendi 
kazdığı kuyuya kendisi düşmüş. 

 

Derleyen: Hüsnü YILDIZ 

 

* Türk Folklor Araştırmaları Dergisi, 1961, sayı:138